Çıkık kulak onarım yöntemleri genel olarak iki kategoriye ayrılır: kıkırdağı koruyan ve kulak kıvrımı oluşturmak için iplik kullanan yöntemler ile kıkırdağı kesme veya kazıyarak şeklini değiştiren yöntemler[1][2]. 1060 kulağı karşılaştıran bir çalışmada, iki yöntem arasında komplikasyon oranlarında fark yoktu[1]. Farklar daha çok tekrar oluşma oranlarında görülmektedir; raporlar, sadece iplik kullanan yöntemlerin, kulağın arkasındaki zar tarafından güçlendirilen yöntemlerden daha kolay tekrar oluştuğunu göstermektedir[3].
İplik yöntemi ile kıkırdak kesme yöntemi arasındaki fark nedir?
Fark, kıkırdağın Intact bırakılıp bırakılmamasıdır. İplik yöntemi kıkırdağı korur ve onu kıvırmak için iplik kullanarak kulağın üst kısmında (antihelix) bir kulak kıvrımı oluşturur.[2]. Kıkırdak kesme yöntemi, şekli değiştirmek için kıkırdağa insizyonlar yapılması veya kıkırdağın kazınmasını içerir[3].
Kıkırdak kesme yöntemi yeniden şekillendirme gücüne sahip olsa da, hematoma (kan birikintisi), cilt nekrozu (siyah görünen doku hasarı), yüzey düzensizlikleri ve tekrar oluşma risklerinin daha yüksek olduğu bildirilmiştir.[3]. Bu nedenle, kıkırdak koruyan yöntemlerin rutin cerrahide daha sık tercih edildiği bildirilmektedir[2].
Tekrar oluşma oranı yönteme göre ne kadar farklılık gösterir?
Tekrar oluşma oranları yönteme göre önemli ölçüde farklılık gösterebilir. Tek bir cerrahın 365 hastayı karşılaştırmasında, sadece iplik kullanan yöntemlerde tekrar oluşma oranı %29,6, kulağın arkasındaki zar (fasya ve perikondrium) tarafından güçlendirilen yöntemlerde %6,5 ve kombinasyon yöntemlerinde %8,5 idi.[3].
Ancak bu, tek bir tesisin geriye dönük bir grafik incelemesidir.[3]. Aynı cerrah aynı prosedürü gerçekleştirse bile, aynı sayılar başka bir ortamda geçerli olmayabilir.
Komplikasyonlar nasıl farklılık gösterir?
Komplikasyon türleri yönteme göre biraz farklılık gösterir. Aynı 365 hastada, deri yüzeyinden çıkan iplikler ve iplik granulomları (iplikler etrafında doku yumrular) sadece sadece iplik yönteminde oluştu, hastanemz ise zar güçlendirilmiş yöntemde vakaların %1,3'ünde oluştu.[3].
1060 kulağı içeren çalışmada, daha sonra ortaya çıkan yaygın sorunlar asimetri, kulaklar hala çıkık durumda kalması, iplik düğümlerinin ortaya çıkması ve kıkırdak düzensizlikleridir.[1]Raporlar, cerrahiden bir yıldan fazla sonra bile dikiş çıkıntısının başarıyla yönetildiğini göstermektedir[4].
Kesisiz yöntemler veya lokal anestezi altında yapılan prosedürler hakkında ne söylenebilir?
Kesisiz dikiş temelli yöntemler bildirilmiştir, ancak geleneksel tekniklerle güncel sistematik karşılaştırmalar sınırlıdır; bu durum son incelemelerinde belirtilmiştir[5]Seçim yaparken, tekrarlama meydana gelirse ne olacağı hakkında soru sormanız rahatlatıcıdır.
Klinik ortamında yapılan lokal anestezi prosedürleri de bildirilmiştir. Dikiş pozisyonlandırmasında iyileştirmelerin yapıldığı çalışmalarda, genel anesteziye kıyasla ameliyat süresi daha kısa ve ağrı ilaçlandırması gereksinimler daha düşük olmuştur.[2].
Hangi yöntem bana uygun?
Rehber, kulak çıkıntısının anatomik nedenidir.
Üst kısımda sığ kulak katı: Dikiş katı oluşturulması standart yaklaşımdır.[2][4]
Tekrarlamayı en aza indirmek için: Membran güçlendirmesi eklenmesi hakkında tartışın.[3]
Büyük konka depresyonu (concha) gibi karmaşık şekil: Raporlar, yöntemler birleştirildiğinde daha yüksek memnuniyet göstermiştir.[3]
Tüm yöntemler asimetri ve tekrarlama riski taşır.[1]Hiçbir tek yöntem her zaman en iyi olmadığından, bireysel kulak anatominize göre seçim yapmak önemlidir.
Danışmanlık neleri incelemeli?
Hangi yöntemin uygun olduğu yalnızca bir makaladan belirlenemez. Kulak çıkıntısının nedeni kişiden kişiye farklılık gösterir—sığ bir kat mı yoksa büyük bir konka depresyonu mu olduğu.
Danışmanlık sırasında, hangi yöntemin kullanılacağını ve neyin kesileceğini, tekrarlamanın veya dikiş çıkıntısının nasıl yönetileceğini ve hangi anestezi yaklaşımının kullanılacağını doğrulayın.
- 1Smittenberg MN, Marsman M, Veeger NJGM, Moues CM. Comparison of Cartilage-Scoring and Cartilage-Sparing Otoplasty: A Retrospective Analysis of Complications and Aesthetic Outcome of 1060 Ears. Plastic and Reconstructive Surgery. 2018. doi:10.1097/PRS.0000000000004241
- 2Altramsy A, Dahy AA, Gad AA, Abu-Elsoud A, Khattab R. A New Guiding Suturing Technique for Reshaping of the Antihelix in Patients with Prominent Ears. Aesthetic Plastic Surgery. 2025. doi:10.1007/s00266-024-04478-0
- 3Kepekçi AH. Comparative Analysis of Mustardé, Fascioperichondrial Flap, and Combined Otoplasty Techniques: Clinical Outcomes and Recurrence Rates in 365 Patients. Healthcare. 2025. doi:10.3390/healthcare13111325
- 4Boroditsky ML, Van Slyke AC, Arneja JS. Outcomes and Complications of the Mustardé Otoplasty: A "Good–Fast–Cheap" Technique for the Prominent Ear Deformity. Plastic and Reconstructive Surgery Global Open. 2020. doi:10.1097/GOX.0000000000003103
- 5Thomson H, Gosden J, Mandal A. Otoplasty for prominent ear: A systematic review of surgical techniques. JPRAS Open. 2026. doi:10.1016/j.jpra.2026.02.013