Şişlik, sarkma ve çöküntü açısından kimler non-invasif göz altı morluğu tedavisine uygun?

Non-invasif göz altı morluğu tedavisi (transkonjonktival lipektomi), yağ prolapsusundan kaynaklanan göz altı şişliğinin olup minimal veya hiç sarkması olmayan kişilerde en iyi sonuç verir. Şişliğin altında belirgin cilt sarkması veya çöküntüsü olan kişiler için yağ çıkarılması tek başına yetersiz olabilir.

Non-invasif göz altı morluğu tedavisi (transkonjonktival lipektomi), yağ prolapsusundan kaynaklanan göz altı şişliğinin olup minimal veya hiç sarkması olmayan kişilerde en iyi sonuç verir. Şişliğin altında belirgin cilt sarkması veya çöküntüsü olan kişiler için yağ çıkarılması tek başına yetersiz olabilir.

Göz altı şişliği yağdan kaynaklanıyor mu?

Non-invasif lipektomi, gözün altındaki yağ prolapsusunu düzeltir. Ders kitaplarına göre, göz kapağının içinden yağ çıkarılması minimal sarkması olan kişilerde yağdan kaynaklanan şişliğe uyguntur.[1].

Aynı ders kitabı bu yöntemin dezavantajlarını listeler: yetersiz yağ çıkarılması ve yüzeydeki ince çizgileri düzeltememe.[1]. Ana endişeniz ince çizgiler ise alternatif tedaviler düşünülebilir.

Bu, belirgin sarkması olan kişiler için uygun mu?

Cilt sarkması ana endişe ise, non-invasif lipektomi tek başına doğru seçim olmayabilir. Alt göz kapağı cerrahisini özetleyen bir rapor, transkonjonktival yaklaşımın minimal deri fazlalığı ve belirgin yağ prolapsusuna sahip genç insanlarla sınırlı olduğunu, deri eksizyon gerektirenlerin için ise deri yaklaşımı yönteminin daha uygun olduğunu belirtir.[2].

Ancak yaş tek başına bunu belirlemez. 97 kişi üzerinde yapılan bir çalışmada ortalama yaş 37,7 yıl bulunmuştur.[3]. Temel ilke, yöntemi deri durumuna göre seçmektir.

Birinin hem şişliği hem de altında çöküntüsü varsa ne olur?

Göz altı çöküntüleri (göz altı oluklarını) olanlar için, çıkarma işleminin yanı sıra yağ transferi veya artırma da seçenekler olabilir. Raporlar, göz altı oluklarında yağ çıkarılmasının gözün altında çökmüş bir görünüme neden olabileceğini gösterir.[4].

Ders kitapları ayrıca alt göz kapağı cerrahisinin yağı azaltıp azaltmayacağını veya artıracağını ve yanağı ve göz altı olağını nasıl şekillendireceğini aynı anda dikkate alması gerektiğini belirtir.[5].

Tersine, göz altı morluğu daha küçük olan kişilerde, yağ transferi sonrasında dahi olukları düzgün şekilde dolduracak kadar hacim olmayabileceği, bunu belirten endişeler vardır.[6]Bir yöntemin uygunluğu, göz altı morluğunuzun büyüklüğü ve oluk derinliğine bağlıdır.

Ameliyattan sonra iyileşme süreci nasıl ilerler?

Birçok kişi, alt göz kapağında geçici şişme yaşar. Yağı dikkatle arındırılan ve çıkarılan 97 hasta üzerine yapılan bir çalışmada, tüm hastalar 8 hafta içinde geri çeken geçici şişme yaşamışlardır.[3].

Aynı çalışmada, skleral ödem %2,1'de, yanak engelliliği %3,1'de ve hafif kanama %7,2'de görülmüş olup, hiçbir ağır komplikasyon gözlenmemiştir.[3]"Çok memnun" %67,01 ve "biraz memnun" %29,90 idi.[3]Ancak bu, tek bir hekimin araştırması olup, ortalama takip süresi yaklaşık 8 aydır.[3].

Göz kapağının içinden yapılan ameliyat ile dahi alt göz kapağı sarabilir veya dışa açılabilir.[7]Belirgin göz kapağı gevşekliğiniz varsa, ameliyattan önce bunu belirtmek ve değerlendirmesi yaptırmak rahatlatıcıdır.

Tedavi öncesinde onaylanması gereken hususlar

Dikkate alınması gereken üç kriter vardır. Birincisi, morluğun çıkıntılı yağ tarafından mı neden olunduğudur.[1]İkincisi, ne kadar cilt sarkmanız olduğudur.[2]Üçüncüsü, morluğun altında bir çökme olup olmadığı ve yağ transferi veya artırmanın gerekli olup olmadığıdır.[4][5].

Ne tür göz altı morluğuna sahip olduğunuz ve ne kadar yağ çıkarılması gerektiği, bir makaleden tek başına belirlenemez. Göz altı bölgenizi ön ve açılı şekilde muayene ettirin ve danışmada bulguları onaylayın.

AI'a sorabileceğiniz sonraki sorular